Şubat, 2009 için arşivler

Koding

Başlık bulmak gitgide zorlaşıyormuş. :)

Okul açıldığından beri buraya bişi yazamamam sonucu okulun bir blog katili olduğunu farketmiş bulunmaktayım. Gerçi yazacak çok bir şeyim de yok ama olsun.

Dersler bir şekilde gidiyor. Gelen gideni aratır derler de inanmazdım. Matematikte Hasan hocayı bile arar olduk. Şu durumda DD ile geçmeye bile razıyım. Biri bana acil integral öğretsin. Bunun dışında oturup da gerçekten birşeyler öğrenmeye çalıştığım tek dersin Programlama olduğunu farkettim. Diğer tüm dersleri bir şekilde sallıyorum. Sanırım yavaş yavaş üniversiteli oluyorum.

Bunun dışında artık kaçıncı olduğunu takip edemediğim webmasterlık ateşim gene düşüyor. Bu ay içinde satın alıp refund istediğim UWCS ve FBB yazılımlarından sonra artık rahmetli dedemin de dediği gibi maymun iştahlı olduğumu anladım. İşin iyi tarafı FBB’ye refund istedim ancak program hala Gold version olarak açılıyor. Kötü tarafı, umarım bu ayki kredi kartı ekstreme yansımaz.

Kodlama dersleri ayrı bir eğlence. Fibonacci, üçgen, kare derken baklava dilimini karenin içine soktuk orada kaldı. Cidden, karenin içine yuvarlak çizemiyorum. Hırs oldum fena.

Sanırım gene yazacak birşey kalmadı. 15 gün sonra görüşürüz :P

Re-rebound

Onca tatilin ardından okul nihayet açıldı ve hatta ilk hafta geçti. Genel olarak iyi sayılır ama bazı değişiklikler değişik olmuş (lafa gel). Yeni matematikçimiz iyi birine benziyor ama nedense hiçbir şey anlamıyorum. En azından o konuda yalnız değilim. Ama bugünün konusu bu değil.

Bugünün konusu ilişkiler. 14 Şubatı henüz atlattığımız şu saatlerde bu konu da nerden çıktı diyebilirsiniz. Umrumda değil. Zaten ben yazıcam sen okuyacaksın. Burda olmamızın sebebi de bu değil mi?

Anlatacağım nokta ilişkilerde insanların neden 180’ dönüş yaptığı. Anlatıcam derken size bunun sırrını vereceğimi kastetmiyorum. Zaten bilmiyorum. Zaten çoğu kişi bilmiyordur. Benimki sadece nacizane bir brainstorming. Kendimden de yer yer feyz alıcam. Diğer türlüsü sahte olur, populist olur, reklam kokar, reyting alır.

Hani o his vardır. Seni sadece sevdiğin kişinin en anladığını zannettiğin. Hani dışardan gelen tüm müdahalelere savunma kalkanlarınla kıyasıya rekabet ettiğin. Gözünün dünyayı görmediği. İşte o his seni 180’ döndürür. Uzun vadeli düşünemezsin. Kimin gidici kimin kalıcı olduğunu hesaplayamaz, gidiciye kalıcı dersin kalanı da gönderirsin. Sonra geriye dönüp baktığında ben ne yapmışım diye başını ellerinin arasına alırsın ama iş işten geçmiştir.

Peki bu fani suçlu mudur? Değildir sanırım. Bizzat yaşadığım için empati yapabiliyorum ve ayrıca faniyi suçlamak kendimi de suçlamak anlamına geldiği için onun yükünü az da olsa hafifletmek isterim. İki yüzlü mü dediniz? Sie

Çünkü o his aslında güzeldir. Aidiyettir. Birinin sana önem verdiğinden emin olmaktır. Beklentidir. İnsana amaç verir. Gene de insanı değiştirir.

İşte bu yüzden, bu illete yakalanmış arkadaşlarımıza sahip çıkalım. Onların ilişkilerini bozup geri kazanalım. Onları bu derde kurban vermeyelim.

Quiknet geliyor (mu)

Bugün tesadüf eseri karşılaştığım bir haber sonucu Tellcom’un ben ve benim gibi birçok kişi tarafından hasretle beklenen hizmeti Quiknetin Maltepeye de geldiğini öğrendim. Henüz başvuru sayfasında hiçbir konut bilgisi olmamasına karşın, hizmet verilen alanlar listesinde Maltepeyi görmek bile içimi ferahlattı. Umarım bir an önce gelir ve şu lanet TTnet’ten kurtulurum. Aslında son günlerde internetimin performansından oldukça memnunum ama Quiknette aynı fiyata 5 kat hızlı internet erişimim olacağı için TTnete kafam girsin diyorum.

Bu arada okulda da yaz dönemi başlamak üzere. Gidip paşa paşa ders kayıdımızı yaptık. Sistemlerin ikide bir çökmesinden ve yarım yamalak çalışmasından bahsetmiyorum bile. Kötü haber Davranış Bilimleri dersi yerine Felsefe, Mühendisliğe giriş dersi yerine de Ekonomi dersi gelmesi. Ben bile artık bilgisayar bölümü okuduğumdan şüphe etmeye başladım. Ama sağolsunlar programlama dersi 3 saatten 4 saate çıkmış. Ben şimdiden C’yi kurcalamaya başladım.