Öncelikle şunu belirteyim ki saat gece 2.30 ve kafam biraz güzel. O yüzden olaylarda detaylı, imlada dikkatli, ve aktaracağım anektotlarda seçici olamayacağım. Haziranın ortasında böyle bir başlık garip kaçıyor ama biz öğrencilerin senesi eylülde başlar haziranda biter. Ve ben de şimdi biten bir senenin ardından hatırda kalan ve paylaşılmaya değer olanları aktaracağım.

Çoğunuzun bildiği üzere geçen sene üniversiteye girmek için tercih yapmamış ve bir sene daha denemeye karar vermiştim. Bazılarının deyimiyle idealistçe olan bu soylu hareket aslında dışardan göründüğü gibi değil. Aslına bakılırsa üniversitelerin taban puanlarını açıkladığı ilk gün tercih yapmamayı kafama koymuştum. Hem güzel bir puanım yoktu hem de henüz bilgisayar mühendisliği dışındaki alternatifleri düşünmeye hazır değildim. Zaten bazı vakıf üniversitelerinde bursun devam etmesi için gereken minimum notu son bir aya kadar 3.5 zannediyordum. Ne kadar araştırmadım anlayın yani.

İşte bu yüzden bir daha, üç senedir devam ettiğim ve artık demirbaş listesinde yeralmayı hakettiğim maltepe uğura kayıt oldum. Kayıt işlemi pek de güzel sayılmazdı. Eski bir öğrenci olduğum için sadece bana yapılmadığına inandığım bir indirim aldım ama dediğim gibi bence hemen herkese yapılıyordu o. Ayrıca geçen seneki öğretmenlerimle karşılaşma anları da biraz garip olacaktı. Kendimi buna hazırlamam lazımdı. Ama bunun için yaklaşık 1 ayım vardı.

Eylül senenin geri kalanının da taklit edeceği şekilde, su gibi akıp geçti. Ekim geldiğinde dersler başladı. Dersaneye yeni başlayanlar yada sınıf arkadaşlarım hakkında herhangi birşey yazmayacağım ama zaman zaman kendime "bunların arasında ne işin var" diye sormuşumdur. Sene başında önce OSS tadında bir seviye sınavı olduk. 211 ile dersane birincisi oldum. Puan yetersiz görünse bile dersane birincisi lafı güzeldi. Hem zaten bir sürü konuyu unutmuştum ve geçen sene sadece bir kez 210u geçebilmiştim. Ders bittiğinde dersanede kalıp 1-2 saat test çözüyordum. İlk 2 denemem de 235 ve 240 gelince birşeylerin rayına oturduğunu anlamıştım. Ama herşey iyi gitmeyecekti.

Kasıma geldiğimizde ilk olarak adsense hesabım banlandı. O güne kadar çok da güzel gelir getiren ve beni webmasterlığa bağlayan bu olgu elimden alındığında uzun süre kendime gelemedim. Tüm araçları sildim ve aylarca web ile uğraşmaya ara verdim. Ayrıca sanırım saçlarımı da bu ay kestirdim. Saçımla ilgili ilginç bir olgu da şudur ki hiçkimse o ana kadar sana yakışmamış demiyordu fakat ne zaman kestirsem bu halin daha iyi olmuş diyorlardı. Madem bu hali iyi demekki eskisi kötüydü. Neden o zaman onu söylemedin? Şükür ki yaşgünüm yaklaşıyordu ve kendime bütün Kasım ayını yaşgünüm ilan ettim. Dersanede konular zorlaşmaya başlamıştı ama henüz beni zorlayacak kadar değillerdi.

Aralık ayında tam olarak neler oldu hatırlamıyorum ama adsl’yi kotasıza çevirmem ve World of Warcraftla tanışmam bu aya rastlar tahminimce. Dünya çapında yüzmilyonları kendine bağımlı eden oyun beni de etkiledi ve sene boyunca bir daha oynamamama rağmen eskisi gibi çalışmaya başlayamadım. Zor aylar beni bekliyordu. Eskisi kadar dersanede de kalmıyordum artık.

Ocak ayında artık sınava kalan gün sayısını saymaya ve günlerin extra hızlı geçtiğine tanık olmaya başlamıştım. Bu aya ait özel bir hatıra yok kafamda ama düşüş sürüyordu.

Şubat demek tatil demekti. 15-20 gün yatıp uyudum ve dinlendim. Fakat bir yandan da boş testler dağ gibi büyümeye başladı. İpin ucunu bir kere kaçırırsan bir daha yakalayamıyorsun.

Mart ayında OSS için başvuru yaptım ve bekleyiş daha da garip bir hal aldı. Günler ne olduğunu anlamadan hızlıca geçiyordu. Birkaç öğretmenin baskısıyla bir program yaptım ama sadece bir hafta tam olarak uyabildim. Program insanı değilim ben, içgüdülerimle hareket ederim.

Nisan, Mayıs, Haziran.. Hepsi de birbirinden farksız şekilde içi boş olarak geçti. Artık iyice herşeyi bırakmış sadece eksik olduğumu düşündüğüm konuya çalışıyodum. Özel üniversiteleri ve eğitim kredilerini araştırmam ile farklı bölümleri incelemem aynı tarihlere denk gelir. Açıkca kendime bir B planı arıyordum.

Ve bugün; sınav geçen seneden zordu ama çok acayip batırdığımı söyleyemiycem. Günlerim sanki uzaydaymışım gibi bomboş geçiyor ve sıkılıyorum. Xbox + GTA4 ile WOW oynamak arasında kararsızım. Bu ikilem ve iç sıkıntıları arasında sonuçların açıklanmasını beklyorum. Umarım bir dahaki sefere buraya iyi şeyler yazabilirim.

"emrinho™

Share and Enjoy:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google