28
Okan’da Yaşam
Okul açılalı neredeyse 1 ay oluyor ve artık yeni üniversitemle ilgili dürüst düşüncelerimi yazabilecek ya da en azından ilk izlenimlerimi sizleri yanıltmadan verebilecek kadar “kaşarlanmış” olmalıyım diye düşünüyorum ve başlıyorum.
Öncelikle herşeyin başından yani hazırlığı atlama sınavından bahsetmek istiyorum. Eğer çok salak biri değilseniz sınavı rahatça geçersiniz. Kendinizi kasmayın. gerçi 1000 kişiden sadece 90ı geçti bu sene ama olsun. Ayrıca ortak program yalanına aldanmayın. Tek yaptıkları ilk seneyi size sanki lise5 miş gibi okutmak. Kimbilir iş yaşamına hazırlık zırvası ne balon çıkacak..
Ders programı gereksiz ve düzensiz. Edebiyat ve inkilap ösym tarafından zorunlu tutulabilir fakat davranış bilimleri nedir ya? Mühendis mi yetiştiriyorsunuz psikolog mu? Hocanında tek yaptığı işsiz kalacağımızı söylemek. Türkiye gibi bir yerde bunu bilmek için kahin olmaya gerek yok. Ayrıca programdaki hayvani ara boşluklar servisle gelip giden benim gibilerini çok zorluyor. Eğer o aralar da olmasa okul çekilmez ama arayı değerlendirmek için yapılabilecekler çok kısıtlı. Okulda aktif olarak çalışan kulüp sayısı az ve çalışanlar da benim ilgi alanıma girmiyor. Gerçi ilgi alanımı düşününce 7×24 PES oynayan bir kulüp olması gerekiyor ama neyse.
Ayrıca derslerin içeriği çok farklı. Biz meğerse ÖSSye hazırlanırken hiçbirşey öğrenmemişiz. En çerez konu olan eğik atışı bile integraller, formüller, ispatlar, yeni sabit ifadelerle çorba haline getirdiler. Ama biz mühendisiz, müstahak bize…
Ayrıca okul motor dolu. Atla birine dolaş renkleri
İnşaatlardan ineklerden sinek ve yılanlardan da bahsetcektim ama parmaklarım ağrıdı. Gerçi siz çoktan arkanıza bile bakmadan kaçıyorsunuzdur. Aferim size.
Son olarak duruma uyduğunu düşündüğüm, Yaşardan bir alıntıyla kapatıyorum yazımı:
Okulda, çalışmaya alışırken, yaşamda, alışmaya çalışmak gerek…
emrinho™






