Eyl
01

Neredeyse tam bir sene olacak sen kaybedeli. Bir senedir her aklıma gelişin dayanılmaz acılar veriyor bana. Öylesine büyük bir pişmanlık ki bu ne çığlık çığlığa bağırmak ne seni aramaya çalışmak ne de kabullenmek çare oluyor. Öylesine büyük ki, ben yaşadıkça kapanmayacak bir yara olarak benimle gelecek, seni hatırlatan her şeyin ardından kendime zarar vermek isteyecek kadar çıldırtacak beni.
Tek suçumuz yanlış zamanda yanlış yerde olmaktı. Keşke daha önce karşılaşsaydık demiştin ya al benden de o kadar. Nerden bilebilirdim ki onca sene sadece birkaç sınıf uzağımda olduğunu? Bilsem gelmez miydim? Tanımaz mıydım seni, izin verir miydim bu işkenceye?
İmkansızlığın pençesinde kıvranırken kalbe söz geçirmek zordur. Sen geçirdin ama. Kendince doğru olduğuna inandığın şeyi yaptın. Ve belki de ikimizi de bir daha hiç kurtulamayacağımız bir pişmanlığın pençesine attın. Şimdiki aklım olsa çekerdim kolundan seni, engellerdim. Bende asil olduğuna inandığımı yaptım, belki de son kez. Gitmene izin verdim.
Şimdi senden son bir şans daha istiyorum. Herşeyi daha farklı yapmak için, bu kez mutlu bir son ile bitirmek için. Biliyorum, belki beni unuttun, unutmasan da belki de bu yazıdan ve bu pişmanlığımdan hiçbir zaman haberin olmayacak. Ama şunu da biliyorum, “Nasılsa bir gün tekrar karşıma çıkacaksın. Ve ben de aynı hatayı tekrar yapmayacağım.”
Ağu
30
Birkaç gündür bilgisayarımdan uzak kaldım. Durduk yerde 5 yıllık emektar harddiskimin iflas etmesi sonucu yenisini almak zorunda kaldım. Allahtan önemli dosyalarımı 320 GB’lık diğer harddiskimde tutuyordum. Ayrıca bu harddisk yıllardan beri gelişip büyüyen ve şuan 1150 şarkılık olan müzik arşivimin de sebebidir.
Hepsiburadadan aldığım ve bugün elime ulaşan yeni harddiskim sayesinde şuan sistem tekrar ayakta ve bende bu satırları yazıyorum. Ayrıca bilgisayarımdan ayrı kaldığım sürede PSP’min hemen hemen bir bilgisayar gibi çalışarak internette gezmesi takdire şayandı. Facebook, MSN, birkaç haber sitesi derken hemen hemen günlük tüm angaryaları yapmamı sağladı. Ama hala PSP için bi POP3 istemci bulamadım. Araştırmalarım sürmekte.
Ağu
25
Nerelerdeydim? Geride kalan günlerimi Avatar’ı seyrederek geçirdim. Bir çizgifilmden çok fazlası var. Herkese önyargılarını bir kenara koyup denemelerini öneririm. Ayrıca 3 sezonluk diziyi download ederken çektiklerim için hem Rapidshare hemde TTNET’e kafam girsin.
Üniversite hazırlıkları sürüyor. Sınav geçti bu ne hazırlığı diyenlere bu hazırlık hazırlığı diyorum. Hazırlığı geçmek için bir ingilizce sınavı olacak ve bu sınav benim için nerden baksan 9000 YTL’lik bir sınav. Ayrıca ÖSS’ye hazırlanırken kaybettiğim bir yılı da telafi etme şansı.
Biraz bilgi almak için eski sınavları çözdüğümde testin bana göre çok kolay olduğunu, komposizyon yazmadan bile 100 üzerinden 62 puan aldığımda anladım. Sınıfı geçmek için 60 yetiyor. Ama ne şanstır ki bu sene “beceri odaklı” sisteme geçildiği için sınavda şimdi 40 puanlık bir listening kısmı bulunacak. Bu cidden tüm planlarımı altüst etti ve cidden biraz ingilizce çalışmama neden olcak gibi duruyor. Ama listening için nasıl çalışırım onu henüz bilmiyorum. Bu sisteme yabancı değilim lisede de (KAL :() listening olan sınavlarımız oldu ama olay hep ses sisteminde bitiyor. Dandikse hoparlör yanı iyi puan alıyor gerisi dart atıyor. Tutarsa…Üniversite yetkilileri mevcuda göre salon açacaklarını ve metnin 2 kere dinletileceğini belirtseler de olmuyor. Ben eski sistem ile sınav olmak istiyorum arkadaş!!!
Tekrar görüşmek üzere..
emrinho™
Ağu
20
Sorun sadece bende mi bilmiyorum ama Rapidshareden hemde Level(3) networkünden sadece 8 kb hızla download yapabiliyorum. Üstüne üstlük sorunun boyutlarını anlamak için kullandığım Türk Telekomun kendi SpeedTest sayfasında da internet hızım 246 kbps çıktı. Yani şu an TTNET’in sattığı en yavaş internetin 4te biri. İlginç olan da sayfanın tepesindeki hızlı internet ibaresi. Hadi ordan hızlıymış. Önüne gelene ADSL satıp altyapıyı dikkate almadan hız arttırımına gidersen böle olur TT. SANA KAFAM GİRSİN. İlk sağlam alternatifinde senden kurtulıcam. Buraya yazıyorum aha.
Ağu
18

Galatasaray Kayserisporu 2-1 yenerek 3. Süper Kupayı kazandı. Gerçi biz “Süper Kupa”lara alışkın takımız. Hepsini tek tek tebrik ediyorum ve özellikle Bükreş maçı için başarılar diliyorum.
Ağu
15
Bugün açıklanan yerleştirme sonuçlarına göre artık 4 sene boyunca Okan Üniversitesi Mühendislik Fakültesinin %50 burslu bilgisayar mühendisliği öğrencisiyim. Uzun bir 4 sene beni bekliyor. Belki de sitenin tepesindeki resmi de değiştirmeliyim ama sanırım o biraz bekleyebilir.
Ayrıca 17 tercihimin içinde sonunda bana laptop getirmeyecek tek tercihe yeleştiğim için ÖSYM’ye sevgilerimi sunarım. Ayrıca kuzenimi yanıma değilde balıkesire yolladığı için de.
Ağu
11
Sonunda kendi Best of albümümü hazırlamaya karar verdim. Aşağıdaki şarkıları güvenle dinleyebilir ve arkadaşlarınıza dinletebilirsiniz. Öncelikle slow şarkılarla başlıyoruz.
- Sıla – Dön Demeyi Unuttum
- Bryan Adams – Have You Ever Really Loved a Woman
- Yaşar – Şarkı Halinde Kal
- Wycleaf Jane – 911
- Nedim Zeper – Şakası Yok
- Melih Görgün – 14 Bahar
- Craig David – Rendezvouz
- Funda Arar – Camdan Kalp
- Ferhat Göçer – Biri Bana Gelsin
- Enbe & Aslı Güngör – Kalp Kalbe Karşı
- Bora Öztoprak – Gidiyorum
- Barış – Dün Batmadan
- Baha – Kutupta Yaz Gibi
- Gökhan Özen – Herşeyde Biraz Sen Varsın
İstek gelirse bu şarkıları toplar rapidshare’e atabilirim. Albüm hazırlama işi eğlenceliymiş. Yakında hareketli şarkılardan oluşan bir albüm de hazırlayabilirim.
Ağu
07
Bravo, gerçekten de bravo. Zekice hemde çok zekice. Anca Edibe Sözenden çıkacak zekilikte bir iş. Ayakta alkışlıyorum ve kendisine daha önce nerelerde olduğunu soruyorum. Çünkü kendisi oradayken biz daha rahattık.
Öngörü denen yeteneğe sahip olmayan bu yüzden de yasakladıklarının daha ilginç hale geleceğini bilemeyen AKP zihniyetinin son marifeti hepimize hayırlı olsun. Adım adım iranlaşıyoruz.
Her okula ibadethane yapılacakmış. Ulan senin her okulunda fizik laboratuvarı var mı ki?
Pornoyu kırmızı poşete koycakmış TC kimlik no gerekcekmiş. Gazeteciden porno alan lamer mi kaldı artık internet var. Ayrıca daha geçen hafta 8 milyon Tc kimlik noyu internete veren onlar değilmiydi?
Gitgide iranlaşıyoruz. Sonumuz hayrolsun. Akpnin de sonu hayrolsun. Bu halk geleceğini iki torba kömüre satmayı kestiği anda öyle bir tokat yiyecekler ki..
Ağu
07
Harcanan ve geri dönmeyecek bir ton vakit ve beyin gücü ardından sonunda sigaranın ne halta yaradığını ve içenlerin neden bile bile (ki bu kısımda ciddi şüphelerim var) kendilerini zehirlediklerini buldum. Sigara kuşağımız gençlerinin muzdarip olduğu bir üçlemenin parçası. Üçleme:
1) Başarısız ilişkiler: Aslında 2. parça ile bağıntılı bu. Bir anlamda birbirinin sonuçları gibi diyelim. Teenager gördüklerinin yada görmediklerinin etkisiyle yanlış kararlar verir ve kendini ve karşısındakini hayatı boyunca taşıyacağı yükler altına sokar (bu noktada Yaşar’ı ve Sedva Yükleri parçasını anmadan geçemiycem).
2) Bakkal müziği ve edebiyatı: Teenager aşırı doz Serdar Ortaç ve Demet Akalın alırsa vucüduna, bizim halk arasında beyin ..cıklaması (tü tü tü ayıp ayıp) dediğimiz olay gerçekleşir. Acemi teenager gerçeği ve sanalı ayıramaz ve hayatı Demet Akalın şarkıları gibi yaşamaya başlar. Şimdi neden 1. parça ve 2. parçanın birbirinin sonucu olduklarını anlıyoruz.
3) Sigara a.k.a Poz: a.k.a. açılımı “alternatively known as” yani “bilinen diğer adıyla” oluyor. Bu durumda sigara eşittir poz oluyor. Şöyleki başarısız ilişkiler yaşayan teenager gittikçe Demet Akalın batağına saplanırken, artık ellerini kavuşturup şarkılara tempo tutmak kesmez. Daha fazlasını yapmalı, poz atmalıdır.
Acı çektiğini, aslında önemsediğini, kalbi kırık bir apaçi olduğunu belli etmelidir. İşin raconu budur. Üye olduğu warez forumlarında imzasına kamyoncu edebiyatının en seçkin eserlerini ekler. Komiktir zira “paylaşım için teşekkürler” yada “emeğe saygı” altında “beni çekemeyen anten alsın” gibilerinden sözleri görmeyi normal bünye kaldırmaz. Bir güneş gözlüğü edinip (hacı yada uzunca yalvararak ödünç) karizma fotolar çekilir, bilimum arkadaşlık sitesine ve msne avatar yapılır. Msn spaces’e kamyoncu edebiyatı doldurmaya devam edilir. Bir yandan da herkese friend isteği gönderilir vs.. Fakat bütün bunlar yapılırken konumuzun esas oğlanı olan sigara daima elde, dudakta yada monitörün yanındaki kül tablasındadır. Ara ara derin nefesler çekilir akla kendi isteğiyle sırf ayrılmak için ayrıldığın 25-30 kızdan biri getirilir. “Ulan bana bu yapılır mı” gibilerinden derin trans moduna biri sizi kuvvetlice tokatlayana kadar devam edilir.
Hmm, gerçi şuan sizi baya sert tokatladım sayılır değil mi??
Ohh, poz atan yurdum apaçisine azar kaydım rahatladım, birdahaki eylemimde emo tiplerine azar kaymayı planlıyorum.
Ağu
05
Ne kadar hayal ürünü olsalar, ne kadar iç gıcıklayan ve sahip olmak için birçok şeyi feda edebileceğimiz yetenekleri olsa da süperkahramanlar gerçek değillerdir. (Ciddi misin?) Herkesin sahip olmak isteyeceği bir süper yetenek vardır. Kimimiz müthiş hız ister kimimiz ölümsüzlük, kimimiz uçmak vs.
Bazılarımızın da kahramanları bunlardan farklıdır. Mesela benim süper kahramanlarım Homer Simpson (The Simpsons), Jeff Murdock (Coupling UK), Barney Stinson (How I Met Your Mother) ve Quagmire (Family Guy). Genellediğimizde eğlenceli tipleri kendimle özdeşleştiriyorum yani.
Geçen gün aklıma gelen ise bu 4 kahramanı birleştirip bir ultra süper kahraman yaratmak. Bunu yapmaya çalışırken de bazen çakışmalar oluyor, mesela Barneynin imza özelliği takım elbisesi bu yüzden onun takımını alıyoruz. Sima olarak Homerın yüzü ve saçlar olarak da Jeff’in elektrik yemiş kıvırcık saçlarını aldık. Adamı tamamladığımız için Quagmiredan birşey alamıyoruz. Onun imza hareketi “giggidy giggidy” sesiyle yaptığı “el-kol” hareketleri ama bu jesti Barney takım elbiseli Homer suratlı Jeff saçlı yaratığa yaptırırsam komik değil acınası birşey çıkacak ortaya. Sanırım her kahramanı kendi sahasında bırakmak daha iyi olacak.