Neredeyse tam bir sene olacak sen kaybedeli. Bir senedir her aklıma gelişin dayanılmaz acılar veriyor bana. Öylesine büyük bir pişmanlık ki bu ne çığlık çığlığa bağırmak ne seni aramaya çalışmak ne de kabullenmek çare oluyor. Öylesine büyük ki, ben yaşadıkça kapanmayacak bir yara olarak benimle gelecek, seni hatırlatan her şeyin ardından kendime zarar vermek isteyecek kadar çıldırtacak beni.

Tek suçumuz yanlış zamanda yanlış yerde olmaktı. Keşke daha önce karşılaşsaydık demiştin ya al benden de o kadar. Nerden bilebilirdim ki onca sene sadece birkaç sınıf uzağımda olduğunu? Bilsem gelmez miydim? Tanımaz mıydım seni, izin verir miydim bu işkenceye?

İmkansızlığın pençesinde kıvranırken kalbe söz geçirmek zordur. Sen geçirdin ama. Kendince doğru olduğuna inandığın şeyi yaptın. Ve belki de ikimizi de bir daha hiç kurtulamayacağımız bir pişmanlığın pençesine attın. Şimdiki aklım olsa çekerdim kolundan seni, engellerdim. Bende asil olduğuna inandığımı yaptım, belki de son kez. Gitmene izin verdim.

Şimdi senden son bir şans daha istiyorum. Herşeyi daha farklı yapmak için, bu kez mutlu bir son ile bitirmek için. Biliyorum, belki beni unuttun, unutmasan da belki de bu yazıdan ve bu pişmanlığımdan hiçbir zaman haberin olmayacak. Ama şunu da biliyorum, “Nasılsa bir gün tekrar karşıma çıkacaksın. Ve ben de aynı hatayı tekrar yapmayacağım.”

Share and Enjoy:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google